Anasayfa Avrupa Birliği bu sitedeki siyasi terimlerden türkiye'de ne anlaşılması gerektiği sorgulanmaktadır. internetten derlenen bu önermelerle yetinmeyip, herkes  sorgulayabilir...
Önermelere Katkı

AB Gümrük Birliği

siyasi terimler türkiye'de neye yarar

Karşı Önermeler

Laiklik

ulusal ekonomi neye denir

Bir ulusun, emperyalistlerin / sömürgecilerin ekonomik boyunduruğuna girmemesi için, kendi üretim güçleriyle ülkenin kalkınmasını ve ekonomik bağımsızlığını sürdürmesini amaçlayan tüm uygulamalar ulusal ekonomi adını alır. Bu, özetle şudur: yerli mallar, ithal mallara karşı öteki deyişle iç pazar korunurken sağlanılan güçlü ekonomiyle sömürgecilere karşı direnç kazanılır.

 

iç pazar, ulusal ekonomiyle direnç kazanır

Friedrich List, “ulusal ekonomi düzeni”nde özetle şunu savunur: “Toplumların ekonomik çıkarları bugün olduğu kadar, geleceğinde de önemlidir. O nedenle ulusal ekonomi, iki işlevlidir: ulusun zenginlikleri, ulus yararına değerlendirilmeli, bunun için de ithal mallara karşı iç pazar / yerli üretimin korunmalıdır.”. Bu, her türlü emperyalist / sömürgeci baskıya karşı ulusal iç pazarı dirençli kılar.

 

mustafa kemal; ekonomik yaşam bütündür

Mustafa Kemal ekonomi anlayışını şöyle açıklanmıştır; “Ben ekonomik hayat denince, tarım, ticaret, sanayi faaliyetlerini ve bayındırlık işlerini, birbirinden ayrı düşünülmesi doğru olmayan bir bütün sayarım...”.

 

halk, ekonomiyle bütünleşmeli

Ekonomi ile halkçılığı birbirinden ayrı görmemiştir. “Halk devri, ekonomi devridir” diyerek, ekonominin amaçlarının halkın çıkarlarına uygun olmasının, toplumun maddi ve manevi ihtiyaç kaynaklarından gelen eğilime uymasının gereğini, halk ile ekonomiyi bütünleştirerek açıklamıştır.

 

"kurtuluş savaşımız sürüyor"

Asıl önemli olan ulusal ekonomik kalkınmanın sağlayacağı ve koruyacağı, ulusal bağımsızlıktır, çünkü ekonomi ulusal bağımsızlığın temelini oluşturur. Kaldı ki Mustafa Kemal’in, onuncu yıl nutkunun ilk cümlesinde "Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız..” sözleri, asıl savaşın bağımsız kalabilmek için verildiğini vurgulamaktadır. 

 

kalkınmada coğrafya ve yüksek benlik duygusu

Bunu; “Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına

sahip kılacağız.” diyerek açmaktadır. Bu bağlamda, “Türkiye ekonomik kalkınmada iki büyük kuvvet serisine dayanmaktadır; toprağın iklimleri, zenginlikleri ve başlı başına servet olan coğrafi durumu ve bir de yüksek sosyal benlik duygusu” demiştir.

 

Mustafa Kemal, 10. Yıl Nutku'na "Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci

yılındayız." sözüyle başlarken Kurtuluş Savaşı'nın sürdüğünü anımsatıyordu.

 

mustafa kemal; mücadelemizin amacı tam bağımsızlıktır

Ve Türk ulusal ekonomisinin anlamını şu sözlerle açıklar;

 

“Bugünkü mücadelemizin amacı tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünlüğü ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca o devletin bütün hayati kuruluşlarında bağımsızlık felç olur. Çünkü her devlet organı ancak malî kuvvetle yaşar. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve denk olmasıdır. Bundan ötürü, devlet bünyesini yaşatmak için dışarıya başvurmaksızın memleketin gelir kaynaklarıyla idareyi sağlama çare ve tedbirlerini bulmak lazımdır ve bu mümkündür... Azami tasarruf milli prensibimiz olmalıdır.”.

 

Haçlı Seferi / Şark Meselesi

Cemaat-Tarikat-Bahai

Küreselleşen Sömürgecilik

Risale-i Nur

Sevr Antlaşması

Boneli Başörtüsü - 1

Sözde Ermeni Soykırımı

Dinci ve Maide Suresi

Ermenilerin Türk Soykırımı

Çakma Gazete - Gazeteci

Kurtuluş Savaşı Sözde Akademisyenler
Lozan Barış Antlaşması Türkçe'nin İşgali - 1
Kamâlizm Yabancı Malların İşgali - 1
Ulusal İrade  
Ulus Devlet  
Kürtler-Aşiretler - 1  
Dersim İsyanı  
Kürdistan: Emperyalist Masal  
Lanetli PKK / Zavallı Taburlar  
Ulusal Egemenlik  
Ulusal Ekonomi  
Demokrasi  
Partiler  
Kuvvetler Ayrılığı  
Anayasa  
YSK ve SECSİS  
Sivil Toplum Örgütleri  
Sosyal Demokrasi  

 Sahipsiz vatanın batması haktır! Sen sahip çıkarsan batmayacaktır!